|
|

|
|
Kimdir?/Yaşamı
|
|
Written by Bora Ercan
|
|
Pazar, 02 Eylül 2007 |
|
Ercan, B. (2007). Asya kitapları. İzinsiz Gösteri Dergisi, sayı 149 (Haziran-Temmuz 2007). http://izinsizgosteri.net/asalsayi149/bora.ercan_149.html Asya Kitapları
Bora Ercan İzinsiz Gösteri Dergisi, Sayı 149, Haziran-Temmuz 2007. Yazılarını İzinsiz Gösteri’de okuduğumuz arkadaşlarımızın kitaplarının basılması bizim için ayrı sevinç kaynağı. Nitekim Ulaş Başar Gezgin’in Asya Yazıları ile Ali Rıza Arıcan’ın Pasifik Öyküleri Mayıs’ın son günlerinde Ara-lık yayınları tarafından yayımlandı. Arıcan’la yapılmış bir söyleşiyi yine bu sayımızda bulacaksınız. Biz başka bir gezgin dostumuz Faruk Budak’ın Asya’nın Dokuz Kapısı adlı kitabını tanıtacağız bu yazıda. Ülkemiz insanlarının Asya ile ilgilenmesi Anglosakson dünya ilgilenmesinden günümüz koşularında daha çok önem taşıyor. Bunun iki nedeni var: Birincisi Türkiye’nin Batılılaşma politikaları çerçevesinde kendini Doğu’ya dolayısıyla da Asya’ya uzun yıllar kapaması. İkincisi ise günümüzde Batı’nın her anlamda kendini tüketme sürecine girmesi, Asya’nın ise kendini dünyada her alanda belli etmesi (tabii bu şöyle tehlikeli: Asya’nın da Batı’yı model alarak aşırı üretim/tüketim zincirlemesinde sadece kendini değil Batı dünyasıyla birlikte Çin örneğinde olduğu gibi tüm dünyayı yok etmesi). İşte bütün bu sürecin sağlıklı olarak değerlendirilmesi Asya hakkında yapılacak gerek teorik çalışmalar gerekse izlenim paylaşımlarının artmasıyla mümkün olacak. Genç bir akademisyen olan Ulaş Başar Gezgin, Asya’nın çeşitli ülkelerinde yaşamış, dersler vermiş ve araştırmalar yapmıştır. Yazıları, ele aldığı konuyu insandan ve coğrafyadan soyutmadan çokyönlülüğü içermektedir. Bir de yazarın edebiyatla ilgili olması, bize yine bir kültürü tanımada edebiyatın ne denli önemli olduğu bir kez daha vurgular. Kitap, Asya dünyasının sorunlarına evrensel sorunlar açısından bakıyor; irdelemeler esnasında Afrika’dan, Amerika’dan, Türkiye’den örneklerle karşılaşıyorsunuz. Makalelerden en dikkat çekici olanı ise “1421: Çin’in Amerika’yı Keşfettiği Yıl” başlığını taşıyor. Yazar Bugüne kadar bilinen belli başlı paradigmaları yerle bir ediyor. Ciddi bir kaynak taraması ve kanıtlarla Amerika kıtalarının 1492 yani Kolomb’dan önce keşfedildiğini gösteriyor. Aslında buna şöyle bir itirazım var: Amerikalar 1421’den önce keşfedilmişti. Okyanusya yerlileri daha Bering’deki buzullar erimeden Amerikalar’da yaşamaya başlamışlardı. Sonradan Asya kökenli Kızılderililer geldiler. Bu konuda yazarla hemfikir olacağımı sanıyorum, zaten makalenin başlığı da bu konuyu dünya çağında gündeme getiren başka bir kitaptan. Kitaptan, yukarıdaki makale benzeri makalelerle Japonya, Tayland, Kore hakkında birçok bilgi ediniliyor. Yazar bize ayna tutarak gözümüzü kamaştırıyor.
|
|
Read more...
|
|
|
Come Before the Monsoon, Come After the Monsoon& |
|
Poems
|
|
Written by Ulas Basar Gezgin
|
|
Pazartesi, 20 Ağustos 2007 |
|
Come Before the Monsoon, Come After the Monsoon…
It rains too much, my beauty, it rains too much, You had got wet too many times in India, in Vietnam, In your cheerful childhood… Let me remind you nevertheless, this is monsoon; It rains too much, my beauty, it rains too much…
Thus it would be better if you come before the monsoon, These monsoons never end up, you know; Don’t make me wait along the monsoon… Each drop corresponds to a year, too long a period…
There are flowers on the ao day you wear, The villagers of my country like to wear them too… That’s why, when I look at you, when I smell your flowers, I feel the smell of my country through my nose… Come before the monsoon, so that the flowers on your ao day won’t be flooded…
The gentleness of your fingers comes from Vietnam, The finery of your teeth is from India… The warmness of this smile comes from Vietnam, And of course your anklets are from India… Why do I decompose your being as a Vietnamese, your being as an Indian? You are the map composed of two countries which are not neighbours; It is not in vain that the flowers on your ao day are blooming, They are blooming on the map… Come before the monsoon, I can water them…
|
|
Read more...
|
|
|
Musondan Önce Gel, Musondan Sonra Gel... (*) |
|
Şiirler
|
|
Written by Ulas Basar Gezgin
|
|
Çarşamba, 15 Ağustos 2007 |
|
Musondan Önce Gel, Musondan Sonra Gel… (*) Çok yağar güzelim çok yağar, Çok ıslanmışlığın vardır Hindistan’da, Vietnam’da, Uçarı çocukluğunda… Yine de anımsatayım, musondur bu; Çok yağar güzelim çok yağar…
Sen en iyisi gel musondan önce, Bu musonlar bir de dinmez, bilirsin; Bekletme beni muson boyunca… Her damlaya bir yıl, çok uzun ara…
Giydiğin aoyayın üstündeki çiçekleri, Anadolu köylüsü de giyer üstüne... Bundandır bakınca sana, koklayınca çiçeklerini, Bir güzel Anadolu geliyor burnuma... Musondan önce gel, sel almasın çiçekleri...
|
|
Last Updated ( Çarşamba, 15 Ağustos 2007 )
|
|
Read more...
|
|
|
A New Meeting with The (Not A) Vietnamese Journalist |
|
Poems
|
|
Written by Ulas Basar Gezgin
|
|
Pazartesi, 13 Ağustos 2007 |
|
A New Meeting with The (Not ‘A’) Vietnamese Journalist Through the years passed by, - Oh look, only 3 weeks passed indeed- Iraq got the Asian Cup. It’s so magnificient an event that Even I’ve heard of it. Me who has no enthusiasm for football nor curiosity... On our last meeting, A match was taking place between Viet Nam and Iraq. I was supporting Iraq and you, Viet Nam... And I was telling you: “What a coincidence it is Two countries who fought against USA Are on the same playing field, challenging each other; But of course after a few years, USA will not leave any country on the world unoccupied And thus it won’t be coincidence When two countries fought against USA Would challenge each other on the same playing field...
And I am sorry, If we would have been in 60’s or 70’s, Of course I would have supported Viet Nam... Now I support Iraq, Now I support Venezuela...
Talk with me about trivials, ‘et cetera’s, Especially ‘et cetera’s... Life has taught me the following: The most important events Are told by trivializing, By mentioning them as ‘et cetera’s.
|
|
Read more...
|
|
|
O Vietnamlı Gazeteciyle Yeniden Görüşme |
|
Şiirler
|
|
Written by Ulas Basar Gezgin
|
|
Pazartesi, 13 Ağustos 2007 |
|
O Vietnamlı Gazeteciyle Yeniden Görüşme Aradan geçen yıllarda, -Ah, bak, 3 hafta geçmiş aslında alt tarafı- Irak, Asya Kupası’nı aldı. Öyle büyük bir olay ki, Ben bile duydum bunu. Ben ki ne bir heyecanı var futbola dair ne merakı... Son görüşmemizde, Maç vardı Vietnam’la Irak arasında. Ben Irak’ı tutuyordum, sen Vietnam’ı... Ve sana “bu, ne rastlantı, Amerika’yla dövüşen iki ülke, karşı karşıya aynı sahada” Diyordum; Ama elbette yıllar sonra, İşgal edecek ülke bırakmayacağına göre Amerika, Bir rastlantı olmaktan çıkacak, Amerika’yla dövüşen iki ülkenin Bir maçta karşılaşması…
Ve üzgünüm, 60’lı, 70’li yıllarda olsaydık, Elbette Vietnam’ı tutardım... Şimdi Irak’ı tutuyorum, Şimdi Venezuela’yı...
Bana ‘falan filan’lardan söz et, Özellikle ‘falan filan’lardan... Yaşam bana şunu öğretti: Falanfilanlaştırılarak anlatılır her zaman, En önemli olaylar...
|
|
Read more...
|
|
|
Şiirler
|
|
Written by Ulas Basar Gezgin
|
|
Pazartesi, 30 Temmuz 2007 |
|
Buğusuzluk Özlemi
Zordur bazen tanıması kendini, Kendine buğulu aynada bakıyorsundur sanki. Evet, bu sensin, algılayamasan da ayrıntıları... “Bu sensin!” der ayna üstündeki ışık oyunları...
“Yaklaşayım” dersin “kendime, daha fazla” Ve öyle yaklaşırsın ki, Kanlanır gözlerin bu uğurda. Yine de buğuludur ayna, Buğulu, buğulu...
Değdirirsin elini aynaya, Son vermek istersin buğunun saltanatına; Silersin, rahatlamışsındır, İlk kez bu kadar net görürsün kendini... Ama ne olur? Ayna, bir süre sonra, Buğuyla kaplar kendini bir daha, Senin kendi(’)n(’)i ve demek ki kendisini...
|
|
Read more...
|
|
| | << Start < Previous 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Next > End >>
| | Results 148 - 168 of 430 |
|
|
|
KİMLER ÇEVRİMİÇİ? |
|
We have 10 guests online |
|